Pzt – Cum 9:00 – 18:00
Cts & Paz Kapalı
0850 811 39 32
Zuhuratbaba Mah. Şükrançiftliği Sk.

Ortoreksiya Nervoza

Diyetisyen Berna Çil > Uzmanlık Alanları > Ortoreksiya Nervoza
ortoreksiya nervoza

Günümüzde obezite, besin kaynaklarının güvenilirliği, genetiği değiştirilmiş ürünler, hormonlu, ürünler, endüstriyel ürünler vb. derken öncelikle psikolojik yatkınlığı olan insanlar olmak üzere birçok kişi artık takıntı şeklinde beslenmesi konusunda endişelenmeye ve beslenme şekillerini değiştirmeye başladı.

Ortoreksiya Nervoza; sağlıklı beslenme takıntısı şeklinde gelişen bir yeme davranışı bozukluğu olarak tanımlanmaktadır. Ortoreksiya Nervozalı kişilerin çoğunluğu daha önceden diyet geçmişi olan, birçok kereler diyet yapan, bırakan kişiler arasından çıkmaktadır. Daha öncesinde Anoreksiya Nervoza geçirmiş kişiler de Ortoreksiya Nervoza’ya yatkındır, yada bunun tam tersi şekilde Ortoreksiya Nervozalı bir kişi hastalığının son dönemlerinde Anoreksiya Nervoza’ya yakalanabilmektedir.

Ortoreksiya Nervozalı kişiler; diyetsel anlamda ciddi kısıtlamalar yaşayan, işlenmemiş-saf, katkısız, organik yiyeceklere hastalık derecesinde takıntı yapmışlardır. Sağlıklı besinleri yeme sağlıksız besinleri reddetme durumu söz konusudur. Ancak bu kişilerde sağlıklı- sağlıksız algılarının da kişinin kendine göre değişiklik göstereceğini unutmamak gerekir. Öyleki bu kişilerde takıntının derecesine göre yiyebilecekleri yani sağlıklı olarak niteledikleri sadece 1-2 besin kalabilmektedir. Böylece bazı vakalarda aşırı kilo kaybı sorunları yaşanabilmektedir, ayrıca tüketilen besin çeşiti düştüğünden yetersizlikler oluşmaktadır.

Ortoreksiya Nervozalı kişiler genellikle vejeteryan gruptandır. Ancak ortorektik kişilerde Anoreksiya Nervoza ve Bulimia Nervoza gibi kadın ve erkekler arasında önemli farklılıklar bulunamamıştır, her iki grupta da yakın oranlarda ortaya çıkabilmektedir. Ortoreksiya Nervozalı kişiler kendilerine göre sağlıklı beslenmeyen kişileri küçümser, eleştirir, dün ne yediklerini, önceki gün ne yediklerini, yarın ne yiyeceklerini düşünür dururlar. Sürekli yiyecekler konusunda planlama yaparlar, alışveriş sağlıklı kaynaklar konusunda endişe ederler, güven sorunu yaşarlar. Saf- işlenmemiş besinlerle ilgili aşırı bir ilgi-eğilim hatta fobi olarak nitelendirilebilecek korkular yaşarlar. Yedikleri besinlere karşı aşırı sadıktırlar, hatta hayatlarını o besin üzerine kurabilmektedirler ki bu durum beslenme anlamında çok ciddi tehlikedir. Bilindiği gibi tek bir besinden vücudun tüm ihtiyaçlarını karşılamak imkansızdır, bu nedenle vücutta ciddi kayıplar ve yetersizlikler oluşabilmektedir. Protein-enerji yetersizlikleri, vitamin mineral dengesizlikleri ciddi boyutlara ulaşabilmektedir. Ayrıca bu kişiler saf- doğal takıntılı olduklarından ilaç kullanımına karşı da direnç gösterebilmektedirler. Dışarıdan vitamin mineral alımını, tedavi amaçlı ilaç kullanımını kabul etmeyebilirler, diğer bir görüş ise sağlıklarına aşırı düşkün oldukları için ilaç kullanımına olumlu bakabileceklerini öngörmektedir. Ancak kişiden kişiye takıntı derecesi farklılık gösterdiğinden uzman yardımı gereklidir.

Ortoreksiya Nervozalı kişiler günlük yaşamlarının büyük kısmını yemek-yiyecek konusunu düşünerek geçirirler. Hatta yiyecek konusunda obsesyon öyle noktalardadır ki kişiler yiyeceklerin renklerine, aynı renkteki besinleri tüketmeye kadar detaylara girerler. Bu kişiler yiyeceklerin pişirilme yöntemleri konusunda da çok hassastır. Alüminyum pişirme kapları asla kullanmamak gibi takıntıları da vardır. Çevrelerinde yaptıkları sohbetlerde özellikle konuştukları konular beslenme ve besinler üzerinedir, sağlıklı besinler daima gündemlerindedir. Ortoreksiya Nervozalı kişiler genellikle konserve ürünler için işlem görmüş- tehlikeli, endüstriyel ürünler için yapay-gdo’lu, taze sebze meyveler özellikle kendi standartlarına uygun olanları için sağlıklı terimlerini kullanmaktadırlar.

Bu konuda en önemli örnek anne babanın obsesyonu sebebiyle bebeklerini sadece taze meyve ve sebze suyu ile beslemeleri ve sonucunda bebeklerinin malnütrisyon nedeni ile ölümüyle sonuçlanması vakasıdır. Ortoreksiya Nervoza takıntının derecesine , kendine ve çevresindekilere ne derecede sirayet ettiğine göre tehlikeli sonuçlar doğurabilmektedir.

Ortoreksiya Nervozada da diğer yeme bozukluğu hastalıkları gibi tedavinin tek yolu beslenme tedavisi olamaz, beslenme tedaisi kayıpların yerine konulması, vücudun ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlarken altta yatan psikolojik sorunların da tedavi edilmesi gereklidir.

Ailelerde, çevrede bu tür yeme bozukluğu olan kişiler bulunsa da asla bebek, çocuk gibi büyümesini tamamlamamış kişilere baskı yapmalarına, kendi beslenme şekillerini onlara empoze etmelerine izin verilmemelidir. Günümüzde yeme bozukluğu hastalıklarının görülme yaşının giderek düştüğü bir gerçektir. Çocuklar gibi beslenmek aslında tüm bu yeme bozukluklarının tedavisinde bir tedavi yöntemi hatta yeme bozukluğu hastalıklarından korunmada önemli bir bilinç olarak kabul edilebilir. Çocuklar neşeyle yerler, sevdikleri şeyleri endişesiz ve gereksinimlerine göre tüketirler. Temelde sağlıklı kişi istediği besini miktarları abartmadığı sürece tüketebilir. Ancak toplumsal baskılar, görünümün güzelliğin tek isbatı olarak tanımlandığı günümüzde sosyal baskılara bağlı olarak yeme bozuklukları ortaya çıkmaktadır. Yeme bozukluğuna bağlı olarakta öncelikle kansızlık, kalsiyum yetersizliğine bağlı kemik erimeleri, özellikle B vitamini alım azalmaları endeniyle depresyon, tiroit bozuklukları, kalp damar hastalıkları, hipoglisemik ataklar, tansiyon, böbrek taşları gibi birçok hastalık oluşabilmektedir. Yeterli ve dengeli beslenmek, çocuklarımızı yeterli ve dengeli beslemek, obsesif olmamak, hayatımızda kaçamak yiyeceklere zaman zaman yer vermek, kilo-şişmanlık-zayıflık-ağırlık kaybı-diyet gibi konuları hayatımızın merkezinden çıkarmak, çevremizdekilere beslenme konusunda baskı yapmamak çözüme yardımcı olabilir, en azından çocuklarımızın yiyecek-besin-yemek gibi konularda takıntılı olmasını önleyebiliriz.

Randevu Alın